Peygamber Efendimizin Hikayeleri

Konusu 'Hikayeler' forumundadır ve Eylül tarafından 24 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. Eylül

    Eylül Yönetici Moderatör

    Katılım:
    11 Ekim 2013
    Mesajlar:
    3.863
    Ödül Puanları:
    63
    EFENDİMİZİN CÖMERTLİĞİ :
    Kerem ve cömertlik Peygamberimizin tabii özelliğiydi. Bilhassa ramazan aylarında Onun kerem ve cömertliğine sınır olmazdı.Bir gün, bir adam, Rasûl-i Ekrem S.A.V. merada otlayan keçilerini sayarken gelmiş ve bir kaç keçi istemişti. Rasûl-i Ekrem de ona bütün sürüyü vermişti. Adam sürüyü kabilesine götürdüğünde:
    -Hepiniz müslüman olunuz Muhammed S.A.V o kadar cömert ki, fakirlikten hiç korkmuyor, demişti.
    Rasûl-i Ekrem S.A.V bazen birinden bir şey satın alır, sonra onu yine ona hediye ederdi. Kendilerine bir şey geldimi, derhal onu, başkalarına hediye ederdi. yanlarında bir şey, bir gece kalacak olsa ondan üzüntü duyardı.
    Rasûl-i Ekrem S.A.Vin Hanımı Ümmü Seleme Radıyallahu anha validemiz anlatıyor:
    Rasûlüllahın yüzünde bir değişiklik hissettim. Sebebini sorunca:
    "Dün aldığım yedi dinarı veremedim yanımda kaldı.", buyurdu.

    MÜNAFIKIN GÖZÜ OLMASAYDI :
    Bir gün öğle nemâzından sonra, Cebrâîl aleyhisselâm yetmişbin melek ile gelerek, Enâm sûresini getirdi. Resûlullah hazretleri o gece bütün Eshâb-ı kirâmı Âişe radıyallahü teâlâ anhâ hazretlerinin evinde topladı. Kandil yakıp, Sûre-i Enâmı okudular. Kandil ışıksız oldu.
    Resûlullah hazretleri Ebû Bekr hazretlerine buyurdular ki,
    - Yâ Ebâ Bekr, kandili ışıklandır.
    Bir sâat sonra yine karardı.
    Hazret-i Resûl-i ekrem yine buyurdu.
    - Yâ Ebâ Bekr, kandilin ışığını çoğalt..
    Hazret-i Ebû Bekr, kandili ışığını çoğaltmak için kalkdı. Bakdı ki kandilin yağı tükenmiş.
    Dedi ki,
    - Yâ Resûlallah! Kandilde yağ kalmamış. Bu gece yağ almak imkânımız da yokdur. Kandil bize lâzımdır, kelâm-ı Rabbilâlemîni okuyalım.
    Hazret-i Resûlullah buyurdular ki,
    - Bir mikdâr kendi ağzının tükrüğünden kandile damlat.
    Âişe-i Sıddika hazretleri buyurur ki,
    - Babam bir mikdâr ağzının suyunu, Resûlullah hazretlerinin emr-i şerîfi ile kandile damlatdı. Kandilin ışığı çoğaldı. Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerinin emr ve fermânı ile şiddetli bir ışık oldu ki, Eshâb-ı kirâmın gözlerini kamaşdırdı.
    Server-i âlem sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki:
    - Bu kandili söndürmeyiniz!
    Kırk gün kırk gece o kandil, Âişe-i Sıddîka hazretlerinin evinde yandı.
    Bir münâfık hazret-i Âişenin evine geldi. O kandili gördü.
    - Ne acâib kandil, kırkgün kırk gecedir sönmez, dedi.
    O sâatde o kandil söndü. Cebrâîl aleyhisselâm geldi ve dedi:
    - Yâ Muhammed! Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri buyurur:
    "Ben çeşm-i bed [fenâ bakışlı kullar da yaratdım. Eğer o münâfıkın gözü olmasaydı, kıyâmete kadar o kandil; Ebû Bekrin radıyallahü teâlâ anh ağzının suyunun bereketi ile sönmez idi."
Benzer konu başlıklarımıza bakabilirsiniz
Forum Başlık Tarih
Dua hazinesi Kadir gecesi peygamber efendimizin duası 23 Temmuz 2014
Dua hazinesi Peygamber Efendimizin Kadir Gecesi Duası 23 Temmuz 2014
Ramazan-ı şerif Peygamber efendimizin ramazan duası 9 Haziran 2014
Hz.Muhammed'in hayatı Peygamber Efendimizin mezarının ismi 30 Mayıs 2014
Hz.Muhammed'in hayatı Peygamber Efendimizin mezarının bulunduğu yer 30 Mayıs 2014

Sayfayı Paylaş